Aslında CHP nin Kürt açılımına ilişkin tavrı beni hiç şaşırtmamıştı, yerel seçimlerde çoğu yerde MHP yle ittifak* yapması bunun en açık deliliydi.
Baykalın başbakan Erdoğan nın randevu talebine ayak diremesine de bu çerçevede bakmak gerekiyor, yani bazı kesimlerin dediği gibi, eğer açılımın içi boş diyorsan sen doldur o zaman, hem senin daha önce kaleme aldığın Kürt raporların var, al sana içini dolduracak içerik, ama Baykal yemez bunu zorlamayın, Baykal MHP nin Türk İslam sentezine karşı geliştirdiği Türk laik sentezi var, bu ona yeter.
Baykalın uzlaşmaz tavrı, bir ana muhalefet partisi liderinin bir konuyu görüşmek için başbakanla görüşmemesi mektuplaşmalar falan, bu uzlaşmaz tavır bazı CHP li köşe yazarlarını 
da gerecek Baykala baskı yapacaklardı, sıkışan Baykal, görüşmeyi kabul edecek ve kamera önerisiyle süreci başka bir tıkamayı sevk edecekti, kamera bir sürü kamera….
Aslında Baykalın kamera önerisi, görüşmeye geçmişte partisinin hazırladığı Kürt raporlarıyla gitmeyeceğinin ve sözünü dahi ettirmeyeceğinin açıkça kanıtıydı, orada kameralar önünde Erdoğanı sıkıştıracak, Erdoğan yav sizin rapor vardı onu şey etsek derse, ne raporu ulan her Türk asker doğar diyecek ve Erdoğana gol atacaktı, ama Erdoğan bunu yermiydi, baykalın gittiği yollardan o dönüyordu zaten, danışmanları başbakanım bunun niyeti kötü gözünü fena karartmış vallahi dalacak diyince de oda postayı koydu, aslında bu Erdoğan ın bir seçim olasılığında elini kuvvetlendiriyordu, iki MHP ve hiç sol parti.
Baykalın yeni türettiği Türk laik sentezinin tutmayacağı ortadayken bunu neden dener ki, bu akıl tutulmasının nedeni nedir? aslında bu dönüşümlerin küçük ve komik örnekleri vardı, birini kısaca özetleyeyim..
Baykal, Suriye ziyareti esnasında bir Osmanlı camisine ziyaret için götürülür
Tam namaz vakti yapılan bu ziyarette epeyce de kamera vardır ve Türkiye de ki muhafazakar kesime bir mesaj verilmesi için çok uygun bir zamandır, sanırım o dönem seçimde yakındır.
Neyse, Baykal hemen imamın arkasına geçer ve namaza başlar bir gözüyle imamı gözler ki, hata yapmasın, hem namaz imamın yaptıklarını taklit etmek değimlidir? İyi başlayan namaz da imamın puştluğumu desek, ilahi adalet mi desek, imamın kulağını kaşıyası tutar o esnada ve Baykal da namazın şartlarından diye başlar kulağını kaşımaya, tabi basın mensupların da gülüşme ve utanç verici bir an, Baykal ın İslami hassasiyete oynaması imamın kaşınmasıyla bozulur.
ŞİMDİ BAYKALA OY VERMESİ MUHTEMEL KESİMLERE BİR GÖZ ATALIM
-Solcular oy vermeyecekler(ee verenler zaten solcu sayılmayacak)
-Kürtler oy vermeyecekler(zaten vermediler, vermezler, yemezler )
-İşçiler oy vermeyecekler(Bizzat kendi partisinin işçi kıyımı ve zaten sol olmadığının ortaya çıkması sebebiyle)
-Aleviler oy vermeyecekler(bu güne kadar vermeleri hataydı zaten, hızır paşalar çıkarmı bilmem)
-Milliyetçiler oy vermeyecekler(ee MHP var)
-Liberaller oy vermeyecekler(neden versinler ki)
-Kerhen oy verilmeyecek(her seçimde lanet olsun alternatif yok deyip oy verenlerin ömrünü yedi chp, kalmadı kerhenciler)
*Küçük bir anekdot, yerel seçim sonrası basında iki parti arasında bir dalaşma basına yansımıştı, seçim sonrası atmosfer içinde bu tartışma duyulmadı, tartışmanın taraflarından ÖDP Manisa il başkanı CHP yi sola ihanet etmekle suçluyor ve CHP nin yerel seçimlerde MHP yle seçim ittifakını eleştiriyordu, AKP ye karşı MHP yle işbirliğine giden CHP tarihinde ilk kez MHP ye Manisa da seçim kazandıracak herkesi hayretler içinde bırakacaktı, işte tartışmanın konusu buydu ÖDP il başkanın bu küçük ilde benzer tabana sahip olduğu CHP nin MHP yi desteklemesini hazmedememiş bunu basına yansıtmıştı, ÖDP ye cevap veren kişi ise şimdiki Ergenekonun avukatı şahin MENGÜ den başkası değildi, ÖDP ve il başkanına ağır hakaretler edecekti,CHP nin MHP yle ittifakı sadece Manisa da değil, MHP nin belediye başkanlığı kazandığı Balıkesir olmak üzere bir çok yerde yaşanacaktı.
Kaynak: http://cetinyilmaz.wordpress.com/


